Ali, küçük bir mahallede yaşayan neşeli ve meraklı bir çocuktu. Mahalledeki herkes birbirini tanır, birbirinin küçük sırlarını bilir ve zaman zaman yardımlaşırdı. Ali’nin en büyük tutkusu, bahçede küçük bir köşe yapıp orada topladığı eski eşyalarını ve ilginç şeyleri saklamaktı. Bu eşyalar arasında renkli taşlar, kırık oyuncak parçaları, eski düğmeler ve bazı küçük kitaplar vardı. Ali, bunların bir gün işe yarayacağını düşünürdü ve onları titizlikle saklardı.
Bir gün Ali, arkadaşlarıyla mahallede top oynarken top yanlışlıkla köşesindeki sakladığı eşyalara çarptı ve birkaç tanesi dağıldı. Arkadaşları onun için üzüldü ve hemen toplamasına yardım etti. Ali, eşyaları toplamaya çalışırken aklına şöyle bir düşünce geldi: “Belki bir gün bunlar bana çok lazım olur. Şimdilik bir kutuya koyup saklayacağım.”
Zaman geçti, Ali okulda daha fazla şey öğrendikçe, bazı eski oyuncaklarının ve kitaplarının okul projelerinde işine yaradığını fark etti. Örneğin, bir tarih ödevi için eski bir gazete parçasına ihtiyacı olmuştu ve yıllar önce sakladığı gazete tam da işine yaradı. Ali, o an küçük şeyleri saklamanın aslında ne kadar değerli olduğunu anladı.
Bir yaz tatili günü, mahallede büyük bir kermes düzenlenecekti. Ali, evde sakladığı küçük eşyalarından bazılarını arkadaşlarıyla paylaşmak istedi. Kutuyu açtığında, içinde yıllardır sakladığı birçok eşya birikmişti: renkli taşlar, eski oyuncaklar, küçük resimler ve bir sürü ilginç şey. Ali, her bir eşyanın ne zaman işe yarayacağını düşündü. Kermeste, bazı arkadaşları onun eski oyuncaklarını çok beğendi ve onlardan okul projesi veya süs yapımı için aldılar.
Ali’nin öğretmeni, “Ali, bazı küçük şeyleri saklamış olman çok işe yaradı. Önceden önemsemediğin bu eşyalar şimdi başkalarına da fayda sağlıyor,” dedi. Ali, gülümseyerek kutusuna baktı. O an anladı ki, bazı küçük şeyleri saklamak, ne zaman işe yarayacağını bilmediğin ama bir gün mutlaka faydalı olacağını düşünmek demekti.
Sonbahar geldiğinde mahalleye bir grup çocuk yeni bir proje için malzeme topluyordu. Ali, sakladığı eşyaları onlarla paylaşarak projenin başarılı olmasına yardımcı oldu. Arkadaşları şaşırdı: “Ali, sen bunu hep saklamış mıydın? Harika fikir!” Ali gururla gülümsedi ve içten içe düşündü: “İşte sabretmek ve saklamak bazen büyük sürprizler getiriyor.”
Yıllar geçtikçe Ali, ne zaman küçük bir şey bulsa veya eski bir eşyayı saklasa, onun bir gün işe yarayacağını düşünürdü. Arkadaşları da Ali’den öğrendikleri bu davranışı takdir ediyor ve kendi küçük eşyalarını veya notlarını saklamaya başlamıştı. Mahalledeki herkes, Ali’nin saklama alışkanlığının aslında küçük ama değerli bir ders içerdiğini anlamıştı: Her şeyin bir zamanı vardır ve bazen küçük bir özen, gelecekte büyük işe yarar.
Ve böylece Ali’nin küçük kutusu, sadece eşyalarla dolu bir yer değil; sabretmeyi, özen göstermeyi ve geleceğe hazırlıklı olmayı öğreten bir hazineye dönüştü. Ali artık her şeyin zamanını bilerek, hem kendisi hem de arkadaşları için faydalı olabilecek şeyleri saklamaya devam ediyordu.



