Ekin’in Müzik Yolculuğu

Ekin, daha beş yaşındayken müzikle tanıştı. Annesi, her gün ona şarkılar söylerdi ve minik piyanonun tuşlarıyla eğlenceli oyunlar oynardı. Ekin, her şarkıyı zevkle tekrar eder, her melodiyi doğru bir şekilde taklit etmeye çalışırdı. Annesi de onu her zaman cesaretlendirir, “İleri gitmek istiyorsan, düzenli çalışmalısın” derdi.
Bir gün, bir müzik öğretmeni Ekin’in yaşına bakıp gülümsedi.
— Çok küçük, daha piyano çalmayı öğrenmezsin, dedi.
Ama Ekin vazgeçmedi. Her gün annesinin yardımıyla pratik yapmaya devam etti.

Zamanla Ekin’in yeteneği gelişti. 10 yaşına geldiğinde okulun en iyi piyano öğrencisiydi. Hocaları onun yeteneğini fark etmişti. Ancak bir gün, başka bir öğrenci ona şöyle dedi:
— Ekin, sen hep çalıştın, ama ben hiç müzikle ilgilenmedim. Şimdi ben de başlamak istiyorum.

Ekin, derin bir nefes alarak başını salladı. İçinden, “Evet, doğru. Her şey küçükken başlamalıydı, ancak bazı şeyler zamanla olabiliyor” diye düşündü. Ama bir taraftan da gözlerinde hafif bir hüzün vardı.
Çünkü artık diğerleri gibi “doğal” bir şekilde piyano çalamıyordu. Saatlerce çalışması gerekiyordu. Oysa çocukken her şey daha kolaydı.

Soru: Ekin’in küçük yaşta başlattığı müzik yolculuğu ve sonra büyüdükçe karşılaştığı zorluklar, hangi deyimi anlatıyor olabilir? Düşün bakalım: Kişiye küçük yaşta doğru alışkanlıklar kazandırılırsa, büyüdüğünde daha başarılı olur. Bu durumu anlatan deyim nedir?