Mert, küçük yaşlardan itibaren resim yapmaya çok meraklıydı. O kadar çok resim yapardı ki, odasının her duvarı boyalarla dolmuştu. En sevdiği şey ise büyük, rengarenk çiçeklerin resmini yapmaktı. Çiçekler ona huzur veriyor, renkler dünyasında kayboluyordu.
Bir gün, ünlü bir ressamın sergisini gezmeye gitti. Sergideki resimler öyle güzeldi ki, gözlerini ayıramadı. Kendi kendine, “Bir gün ben de böyle büyük bir ressam olacağım” diye söz verdi. Ancak ressamın çalışmalarını incelediğinde fark etti ki, çok zor bir süreçten geçmişti. Resimlerin hepsi saatlerce, hatta günlerce süren çalışmalardan sonra ortaya çıkmıştı. Zorluklarla başa çıkmak, başarısızlıklarla karşılaşmak, bazen defalarca denemek gerekiyordu.
Mert, birkaç hafta sonra kendi resimlerinde daha profesyonel olmak için aynı disiplini uygulamaya karar verdi. Ama resim yaparken çok zorlandı. Renkler uyuşmuyor, çizgiler bir türlü istediği gibi olmuyordu. Birkaç kere resmini silip baştan başlamak zorunda kaldı. Birçok arkadaşına, ailesine, öğretmenlerine danıştı ama her seferinde bir engelle karşılaşıyordu.
Bir akşam, annesi ona yaklaşarak,
— Mert, çok yoruldun, biraz dinlenmelisin, dedi.
Mert, derin bir nefes aldı ve şunları söyledi:
— Biliyorum anne, ama ne kadar zor olsa da, bu resimlerin bana değerli şeyler katacağına inanıyorum. Gülü seven, dikenine katlanır, değil mi? Eğer bu yolda ilerlersem, başarıyı da bulacağım.
Aylar sonra, Mert’in sabırla yaptığı çalışmalardan biri, bir yarışmada ödül kazandı. O gün, tüm sıkıntıların ve zor anların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha fark etti.
Soru: Mert’in ressamlık yolunda karşılaştığı zorluklar ve sonunda kazandığı başarı, hangi deyimi anlatıyor olabilir? Düşün bakalım: Değerli bir şeyi elde edebilmek için bazı zorluklarla başa çıkmak gerekir. Bu durumu anlatan deyim nedir?