Kübra, Sıla’yla liseye başladığından beri çok iyi arkadaştılar. Birbirlerine her konuda destek olurlar, dersleri birlikte çalışır, hafta sonları sinemaya giderlerdi. Kübra, Sıla’yı her zaman çok güvenilir biri olarak görüyordu. Fakat bir gün, okulda bir olay oldu ve Kübra büyük bir sıkıntıya düştü. Bir öğretmeniyle anlaşmazlık yaşadı ve okuldaki birçok kişi bu durumu öğrenerek Kübra’yı dışlamaya başladı.
O zor günlerde, Kübra’nın ne kadar yalnız olduğunu fark etti. Arkadaşları, Sıla dışında hiç kimse ona destek olmamıştı. Sıla, Kübra’yı yalnız bırakmamış, onun yanında durmuştu. Kübra, günler geçtikçe yalnızlıkla baş başa kalmış, aslında etrafındaki diğer kişilerin ne kadar yüzeysel olduklarını fark etmişti.
Bir gün, Kübra, Sıla’ya teşekkür etti.
— Sıla, beni hiç yalnız bırakmadın, zor zamanlarımda hep yanımdaydın. Diğer herkes beni terk etti, ama sen kaldın. Gerçek dostum sensin.
Sıla gülümsedi ve şöyle dedi:
— Dost kara günde belli olur, Kübra. Hep iyi günde yanındaydım, ama zor günde daha fazla ihtiyaç duyduğunda da burada olmalıyım. Gerçek dostluk, zor zamanlarda kendini gösterir.
Kübra, o an Sıla’nın ne kadar doğru söylediğini çok iyi anladı. Çünkü herkes iyi günde dost olabilir, ama zor zamanlarda kimin gerçekten yanında olduğunu anlamak çok daha değerliydi.
Soru: Kübra’nın zor zamanlarında yanında kalan arkadaşı Sıla ve diğerlerinin tavırları, hangi deyimi anlatıyor olabilir? Düşün bakalım: Gerçek dostlar, zor zamanlarda kendilerini gösterir. Bu durumu anlatan deyim nedir?